Soyadımız olan ARIK kelime olarak 1. Temiz, saf, duru, an. 2. Zayıf, cılız. 3. Su yolu, ark. 4. Dere, çay. 5. Fidan dikilen yer. anlamlarına gelir. (Türk Dil Kurumu Sözlüğünden alınmıştır)
ARIKLAR: Kayseri'nin Sarız İlçesinin Kızılpınar mah, İncemağara ve İmirzağa köylerinde yerleşik bir sülaledir. Buradan Adana'nın Tufanbeyli İlçesi Bolatpınar Köyü'ne ve aynı ilçenin Elemanlı Köyü'nün Aktaşalanı Mezrasına göç edenlerle birlikte beş köy oluşturmuş ve buradan Kayseri ve Sarız İlçesi başta olmak üzere Türkiye'nin çeşitli illerine, hatta Dünyanın çeşitli ülkelerine dağılmış kalabalık bir sülaledir.
Bizim araştırmalarımız Halil İbrahim ARIK’ın oğulları Mahmut ARIK ve Hasan ARIK üzerinedir. Çünkü bu iki kardeş Sarız bölgesine yerleşip bu günkü sülaleyi meydana getirmişlerdir. Avşar Koca Adana bölgesine gittiği için ve Ali ARIK ta Eğe bölgesine zorunlu iskan için gönderildiği için bu iki kardeşin nufusunun ne kadar olduğunu tam tesbit edemedik. Bizler Arık Mahmut ve ARIK hasan dedelerimizin devamı ARIK larız. 1800 yılından bu yana seceremizi, Emekli Milli eğitim müdürü büyüğümüz sayın İsmail ARIK’ın yıllarca uğraşarak hazırlaması ve bunu bize vermesiyle çıkardık. Bütün emmilerimizin, akrabalarımızın olduğu soyağacını çıkarıp, çizip her eve dağıtımını yapıldı. 1800 yılına kadar geriye dönük ölenler, şehit olanlar, kaybolanlar, kızlar, erkekler velhasıl soyumuzun tamamı bu soyağacında görülmektedir. buradan Soyağacımızı bilgisayarda çizip derneğimize bağışlayan Sayın Gazi ARIK’a da teşekkür ederiz.
ARIKLAR: Nadir Şah'ın ölümünden sonra Anadolu'ya göç eden avşarlardandır. 17. yüzyıl sonları ile 18. yüzyıl başlarında Bozok (Yozgat) ve Sivas civarına yerleşmişlerdir. Bilinen ilk arıklardan biri Halil İbrahim'dir. Hali İbrahim 1800 yıllarında yaşamıştır. Sivas nüfusuna kayıtlı olan Halil İbrahim'in Arık Ali(AraAli), Arık Hasan, Arık Mahmut, Avşar Koca ve Yusuf isimlerinde oğulları olmuştur.
Ege Ordu Komutanlığından Emekli Vasfi Arık Paşa'nın araştırmasına göre Halil İbrahim'in oğullarından Arık Yusuf'un savaşa katıldığı ve şehit olduğu, 17. Yüzyılın sonunda isyana karışan Arık Ali'nin Ege Bölgesine, Avşar Koca'nın ise Akdeniz bölgesine gönderilerek mecburi iskana tabi tutulduğu, Bunların orada kaldığı tespit edilmektedir. Vasfi Arık Paşa Halil İbrahim'in Ege Bölgesine yerleşen oğlu Arık Ali'nin (AraAli) torunlarından olduğunu, Remzi Oğuz Arık'ın ise Akdeniz Bölgesine yerleşen Afşar Koca'nın torunlarından olduğunu söylemektedir.
KARA İSMAİL
Kara İsmail Halil İbrahim'in torunudur. Arık Mahmut'un oğludur. Bozok'un (Yozgat) yaylalarında yerleşik olarak yaşarken Çapanoğlu ile arası açılmış ve Çapanoğlu Kara İsmail'i "Kara İsmail ayaklanacak" diyerek Osmanlıya şikayet etmiştir. Bunu gurur meselesi yapan Kara İsmail Bozok'tan göç ederek Sarız'ın İncemağara Köyü'ne yerleşir. Aslında Kara İsmail'in niyeti Kozan veya Maraş'a gitmektir ama yol üstünde İncemağara'dan geçerken burayı beğenir ve burayı mülk edinirler. Kara İsmail'in göç ettiğini gören diğer avşarlar da göç ederek Tomarza, Tınarbaşı ve Sarız Adana ve Maraş (Kahraman Maraş) bölgelerine yerleşirler. Pınarbaşı bölgedine çerkezlerin yerleştirilmesi ve kendilerinin de yerleşik hayata geçmelerinin istenmesi üzerine Avşar isyanı başlamış Kara İsmail de hem yöresini savunmak, hem de göçü önlemek için çok sayıda kişi ile birlikte Pınarbaşı (Aziziye) yöresinde dağa çıkarak baş kaldırmıştır.Aziziye müfrezesi çok arar ama bir türlü Kara İsmail'i bulamaz. Müfreze Gölcük Köyü ile Çamlıca arasında bir çobanı çevirerek birkaç tokat atarlar. Çoban bunun üzerine "Bana ne vuruyorsun. git de ormandaki Kara İsmail'i yakala" der. Jandarma ormanlık bölgeyi çembere alır. Kara İsmail ve arkadaşları yemek yedikleri sırada "Teslim ol" çağrısında bulunurlar. Kara İsmail atına binip kacacağpı sırada içlerinden biri "Arık Mahmut Oğlu bizi bırakıp nereye kaçıyorsun ?"der. Bunun üzerine Kara İsmail attan inerek "Hatır için ölelim." der. Kara İsmail orada jandarmalar taeafından vurularak öldürülür. Diğer arkadaşları ise teslim olurlar. Kara İsmail'in iki oğlu vardır. Bunlardan birisi HALİT AĞA diğeri ise OSMAN AĞA'dır. Bunlara durum bildirilir. Ünü yayılan Kara İsmail'e bir aşık şu ağıt'ı söyler;
Nefsine yedirmemiş çekilmiş dağa. Eğil bre Gümüleğin dağları.
Hiç boyun eğmiyor ağaya beye. Çevrilip de kondumola elleri.
Yalnız kavga etmiş İsmail Kahya. Gün gibi parlıyor mesleğin teli.
Bre ağalar Kara İsmail öldü mü? Bre ağalar Kara İsmail öldü mü ?
AraAli* Afşar Koca duydu mu ? AraAli(*) Afşar Koca duydu mu ?
Kusur var mı atı ile donunda. Arık Mahmutludur bunların soyu.
Bezirganlar döner kara hanında. Osmanlıya karşı söylenir ünü.
Emmi dayı bulunmamış yanında. Yanında bulunmaz emmiyle dayı.
Yabaneller kefenini sardı mı? Bre ağalar Kara İsmail öldü mü?
AraAli(*) Afşar Koca duydu mu AraAli(*) Afşar Koca duydu mu ?
AraAli(*): Arık Ali'nin kısaltılmasıdır.
Kara İsmail'in büyük oğlu HALİT AĞA babasının yerine idareyi ele alır. Halit Ağa'nın oğulları: Halil İbrahim, Hasan Çavuş, Mustafa, Ahmet, Şıh Mehmet, Mahmut Çavuş ve Hüseyin'dir. Kızları ise: Zala, Meryem, Elif, Şerife, Sultan ve Medine'dir. Osman Ağa'nın oğulları: İbrahim ağa, Bedir ağa, İsmail, Ali ağa ve Ahmet'tir. Kızları ise: Medine, Şerife, Sultan, Hacca, Dudu, Zala'dır.
O yıllarda Sarız Nahiye, Aziziye (Pınarbaşı) Kaza ve Sivas da Vilayet idi. HALİT AĞA Aziziye toprak komisyonu başkanlığına seçilir. Sarız Nahiyesi'nin Tavla, Darıdere, İncemağara ve İmirzağa köylerini tapu yaptırır. Buralarda sığırcılık ve koyunculuk yaparak geçimini sağlarlar.